Adamın hastalığı yılda sadece bir kelime söyleyebilmekmiş, başka konuşamıyormuş.
Derenin kenarında kitap okuyan güzel bir kız görmüş.
Ona "güzelsin" demeye karar vermiş.
Daha sonra "çok güzelsin" demeye karar vermiş.
Tabiiki bunun için 2 yıl beklemeyi göze almış.
Sonra yine fikrini değiştirmiş. "çok güzelsin, seni seviyorum"...
Tabiiki 4 yıl olmuş.
Sonunda "çok güzelsin, seni seviyorum, seninle evlenmek istiyorum" demeyi düşünmüş.
Bunun için tam yedi yıl beklemiş ve aynı derenin yanına gitmiş.
Kız yıne kıyıda kitap okuyormuş.
Tüm cesaretini toplayarak kıza ÇOK GüZELSİN SENİ SEVİYORUM SENİNLE EVLENMEK İSTİYORUM demiş.
Kız kafasını hafifçe kaldırarak
PARDON, ANLAYAMADIM......!
zehni - 16. Nov, 22:01
Resneli Niyazi, bir "mülazım - ı evvel" (üsteğmen) idi.
Meşrutiyet’in ilan edilmesi için İttihat ve Terakki’ye bir yazı yazarak Resne’de dağa çıkacağını bildirdi.
Merkez - i Umumi’nin onayını aldı. 3 Temmuz 1908’de iki yüz fedaisi ile dağa çıktı.
Dağa çıkışı İngiltere, Fransa, Rusya ve diğer Avrupa ülkelerinde yankı uyandırdı.
Abdülhamid Resneli Niyazi’nin başlattığı harekete karşı duramadı 23 Temmuz 1908’de Meşrutiyet’i ilan etmek zorunda kaldı.
1913 yılında iskelede vapur beklerken arkasından meçhul kişilerce vurularak öldürüldüğünde çok kimse
"B.k yoluna gitti Niyazi" dedi ise de, o bir "kahraman - ı hürriyet" idi.
zehni - 14. Nov, 22:13
EY DEDEMİN OĞLU, OĞLUMUN DEDESİ.. 15.06.2001
EY DEDEMİN OĞLU, OĞLUMUN DEDESİ..
HAYAT, AKIP GİDEN BİR NEHİR GİBİ..
ASLA GERİYE DÖNÜŞÜ OLMAYAN BİR NEHİR.
BAZAN KIYISINDA DURUP SEYREDERSİNİZ ÇARESİZ. O GİDER
BAZAN NEHİR SİZSİNİZDİR. SİZ GİDERSİNİZ...
GÜN GELİR KURUYUNCA GÖRÜNÜR NEHRİN YATAĞI.
TAŞLARI, TÜMSEKLERİ, İNİŞLERİ, ÇIKIŞLARI, KEDERLERİ, SEVİNÇLERİ
SULAR ÇEKİLİNCE FARK EDERSİNİZ. NEHİR KURUYUCA... SAAT DURUNCA...
HERKESİN BİR BABASI VARDIR. HERKESİN DEDESİNİN OĞLU,
OĞLUNUN DEDESİ...SİZDEN ÖNCE GELDİĞİ DÜNYADAN - MUHTEMELEN - SİZDEN ÖNCE GİDEN. SIZ KIYISINDA DURURSUNUZ O NEHRİN. O GİDER...
BİR GÜN NEHİR KURUYUNCA FARK EDERSİNİZ, AKIP GİDEN SUYUN ALTINDAKİ İNİŞLERİ, ÇIKIŞLARI, SEVİNÇLERİ, KEDERLERİ... YAŞANMIŞ, YAŞANMAMIŞ...
NEHİR KURUYUNCA... SAAT DURUNCA...
HER BABA, DEDEYLE TORUN ARASINDA BİR YERDE DURUR.
HEP HAYATIN ORTASINDADIR YERİ. BİRŞEYLERİ DEVRALIR,
BİRŞEYLERİ BIRAKIR KALANLARA...
GENLERİ VE SOYLARI... ÇOK AZ İNSAN İÇİN MAL MÜLKTÜR DEVRALIP BIRAKTIĞI. PEK ÇOK İNSAN İÇİN KORKAKLIK VE CESARET, YILGINLIK VE METANET, BENCİLLİK VE FAZİLETTİR.. BIRAKIR DA, KİMİ DEVRALDIĞI KORKAKLIKLARI CESARETE, KİMİ BENCİLLİKLERİ FAZİLETE, KİMİ YILGINLIKLARI METANETE DÖNÜŞTÜREREK GEÇİP GİDER.
YA DA TERSİNE. SONUÇTA ORTA YERDE DURAN İÇİN ZOR ZENAATTİR EMANETÇİLİK.. ALDIĞINIZ GİBİ BIRAKMAK DEĞİLDİR ÇÜNKÜ ASLOLAN. NEHRİN DİBİNDE TORTULAR BIRAKMADAN AKIP GİTMEKTİR. CESARETE, METANETE VE FAZİLETE DOĞRU.
PAZAR GÜNÜ BABALAR GÜNÜ... ANNELER İÇİN ANNELER GÜNÜNDE YAZILANLAR. BABALAR GÜNÜNDE YAZILMAZ... ÇÜNKÜ ANNELİK ADINA EVRENSEL DÜZEYDE PAYLAŞILAN DUYGU VE DÜŞÜNCELER BÜTÜNÜ, BABALAR İÇİN DE AYNEN KODLANAMAZ. DOĞURAN, EMZİREN VE BÜYÜTEN ANNELİK NE KADAR EVRENSEL VE GENELSE, DÜNYAYA GETİRME SÜRECİNİN BAŞLANGIÇ ANI DIŞINDA PEKALA ORTADA GÖRÜNMEMESİ MÜMKÜN OLABİLEN BABALIK, O KADAR TEKİL VE ÖZELDİR..
HERKESİN ANNEYE İLİŞKİN DUYGULARI AZ-ÇOK BENZEŞİR VE ÖRTÜŞÜR... OYSA HERKES BABASINI KENDİ BEYNİNDE VE KENDİ YÜREĞİNDE YARATIR VE YAŞATIR. ANNE SEVGİLERİNİN PARALEL YOLCULUKLARINA KARŞIN, BABA SEVGİLERİNİN SOKAKLARI ZİG ZAGLARDA KESİŞİR YA DA UZAKLAŞIR. O NEDENLE ÖZELDİR HERKESİN BABASI... BAĞIŞLAYIN AMA O NEDENLE "ÖZEL"DİR BU BABALAR GÜNÜ YAZISI...
BEN NEHRİN SULARI ÇEKİLİNCE GÖRDÜM BABAMI. KURUMUŞ NEHİR YATAĞINDAKİ ÖZLEMLERİNİ, KEDERLERİNİ VE ACILARINI, ÖMRÜN SAATİ DURUNCA GÖRDÜM. HAYATIN ORTA YERİNDE, DEVRALDIKLARINI BIRAKMA KAVGASINDAYKEN NELERDEN VAZGEÇTİĞİNİ, NELERİ TERK ETTİĞİNİ, NELERE VEDA ETTİĞİNİ...
GERİYE KALAN, GÜNEŞLİ BİR İLKBAHAR SABAHI ÖNÜME SESSİZ SEDASIZ BIRAKILIP GİDİLEN METANET, CESARET VE FAZİLET MİRASININ "EVRAK"I METRUKESİ'YDİ. HAYATIMIN BUNDAN SONRAKİ KISMINI TALİHLİ BİR "MİRASYEDİ" OLARAK GEÇİRECEĞİMİ O SAAT ANLADIM. VE NE YAZIKKİ ONA BİR KURU TEŞEKKÜR BİLE EDEMEDİM..
İŞTE BU BABALAR GÜNÜ YAZISI O NEDENLE YAZILMIŞTIR. ANNE SEVGİSİ OLAĞANÜSTÜ GÜZELDİR DE, GENELDE "PEŞİNAT"LA ALINIR. BABA SEVGİSİ, VADESİ UZUN BORÇLARA BIRAKILIR. AMA VADENİN SON ÖDEME TARİHİNİ BİLEN VAR MI Kİ? BİR GÜN NEHRİN SULARI ANSIZIN ÇEKİLİVERİR. ÖMRÜN SAATİNDE YORULUR AKREPLE YELKOVAN. KENDİNİZİ BİRDEN UZUN BİR SELVİNİN ÖNÜNDE BULURSUNUZ.
KİM İCAD ETMİŞSE BABALAR GÜNÜNÜ İYİ ETMİŞ. BUGÜNÜN HAKKINI VERİN. SEVDİĞİNİZİ BİLİYORUM. AMA... HAYATIN ORTA YERYİNDE SİZE METANET, CESARET VE FAZİLET EMANETLERİNİ TAŞIYAN EMANETÇİYE TEŞEKKÜR EDİN... VADESİ GEÇMEDEN.
BEN KESTİREMEMİŞTİM VADEYİ. PEK ÇOĞUMUZ GİBİ... ONDANDIR, ÖDENMEMİŞ BİR BORCUN YÜKÜNÜ TAŞIYARAK GEÇİYOR ÖMRÜM. ÖDENMEMİŞTİ, ÖDENEMEMİŞTİ ÇÜNKÜ. ÇÜNKÜSÜNÜ, SARARMIŞ KAĞITLARDA ARTIK SOLMAKTA OLAN BİR ŞİİRİN HİCRANINDA BULDUM, YILLAR SONRA...
MADEM Kİ BU YAZI ÖZELDİR, O GÖNÜL YARASINI DA PAYLAŞMANIN NE ZARARI VAR. "3 MAYIS 72'DE BERAAT ETTİM... 4 MAYIS 72'DE BABAMI KAYBETTİM... 5 MAYIS 72'DE TEYAKKUZA GEÇİRİP HER YANI, 6 MAYIS 72'DE ASTILAR ÜÇ GENÇ ADAMI... VELHASIL, O YIL, ACININ TUZLU DENİZİNE BASTILAR, YARALARI KANAYAN O GÜZELİM BAHARI"..
. İŞTE BÖYLE... BİR TARİH DAHA DÜŞELİM Mİ? 1 MAYIS 72 TARİHLİ GAZETELER YAZIYOR: "BABALAR GÜNÜ BUNDAN BÖYLE HER HAZİRANIN ÜÇÜNCÜ PAZARI TÜRKİYE'DE DE KUTLANACAK. HADİ YÜREĞİM, HA GAYRET HA... OLMADI BABA... YETİŞEMEDİN... YETİŞEMEDİK... ŞİMDİ... YİRMİ ÜÇ YIL SONRA, BEN... DUYDUN MU?
(Ali Kırca'nın kaleminden)
zehni - 14. Nov, 21:41
İyi bilinen bir konuşmacı, seminerine 20 dolarlık bir banknotu göstererek başladı. 200 kişinin bulunduğu odaya, bu parayı kim ister diye sordu ve eller kalkmaya başladı ve konuşmacı bu parayı sizlerden birine vereceğim fakat öncelikle bazı şeyler yapacağım dedi. Parayı önce buruşturdu, ve dinleyicilere hala bu parayı isteyen var mı diye sordu, eller yine havadaydı.
Bu sefer, konuşmacu peki bunu yaparsam dedi ve 20 $ i yere attı onun üstüne bastı, ezdi, pisletti ve para şimdi pis ve buruşuktu, fakat eller yine havadaydı ve o parayı herkes istiyordu.
Ve konuşmacı şöyle dedi arkadaşlarım burada çok önemli bir şey öğrendiniz, burada paraya ne yaptıysam hiç önemli değil onu yinede istiyorsunuz, çünkü benim ona yaptığım şeyler onun değerini düşürmedi, o hala 20 dolar.
Hayatımızda çoğu kez verdiğimiz kararlar veya hayat şartları nedeniyle hırpalanır, canımız acıtılır, yerden yere vuruluruz, kendimizi kötu hissederiz, fakat ne olduğu yada ne olacağı önemli değil, hiçbir zaman değerimizi kaybetmeyiz, temiz yada pis, hırpalanmış yada kırılmış, bunların hiçbiri önemli değildir. Seni sevenler senin ne kadar değerli olduğunu her zaman bileceklerdir, hayatımızın değeri ne yaptığımız, veya kimi tanıdığımızla değil kim olduğumuzla alakalıdır
zehni - 13. Nov, 22:09
Bu ask burada biter ve ben çekip giderim
Yüregimde bir çocuk cebimde bir revolver
Bu ask burada biter iyi günler sevgilim
Ve ben çekip giderim bir nehir akip gider
Bir hatiradir simdi dalgýn uyuyan sehir
Solarken albümlerde çocuklar ve askerler
Yüzün bir kir çeçegi gibi usulca söner
Uyku ve unutkanlik gittikçe derinlesir
Yan yana uzanirdik ve islakti çimenler
Ne kadar güzeldin seni nasil essiz bir yazdi!
Bunu anlattilar hep, yani yiten bir aski
Geçerek bu dünyadan bütün ölü sairler
Bu ask burada biter ve ben çekip giderim
Yüregimde bir çocuk cebimde bir revolver
Bu ask burada biter iyi günler sevgilim
Ve ben çekip giderim bir nehir akip gider
Ataol Behramoglu
zehni - 13. Nov, 22:04
Yanmıyor canım korkma
Sensizliği zaten yaşıyordum
İstediğim sadece söylemendi gidişini
Ördüğün duvarlar arkasında
Kendini saklamanın sebebiydi sorularım
Kara kaşın kara gözün için gelmedim ardından
Aşkından ölüyorum demek değildi aramalarım
Adam gibi adam bildim ya seni
Adamlık bekledim
Biraz da cesaret
Bilemedim korkaklığını
Oysa 'özledim' deyip gelecek kadar cesurdun
Sadece yaz kıpırtısımıydı ateşin
Konuşmaktan kaçmak mı seni haklı kılan
Ya da beni suçlu kılan kaçtıkça kovalamam mı
Üzerime yıkamazsın gidişini
Kendine bile itiraf edemeyecek kadar
Tedirgin dilin
Ya duygularına yenilmekten çıkmıyorsun karşıma
Ya da yalandı yaşadıklarımız deyip
Leke sürdürtmemek için adamlığına
Gözümde yaş gördükçe utanırmış adamlığından
Kalem tutan elleri kadar severmiş . miş.. miş
Seni unutmamı istiyorsun şimdi
Peki!
Sil haritadan Ege'nin mavisini
Gecenin bir vakti uyanışımızda
Baktığımız yıldızları sök al karanlıktan
Tenine damlayan dolunayı karala
Sana yakıştırdığım şiirleri yak
Ve bende bıraktığın seni çek al yüreğimden
Yirmidört saat düşünmekten yoruldum
Sensiz senin için soluklamak zor sabahları
Yastığa düşünce kurudu neden, niçinlerine bahanem
Gözlerim düştükçe cüzdanımda resmine
Gülüşünün tokadını yedikçe ıslak yanağım
İnancım kayboluyor aşka
Ya ben sevmeyi beceremedim
Ya sen sevilmeyi hazmedemedin.
Seni unutmamı istiyorsun şimdi
Peki!
'Seviyorum seni, ekmeği tuza banıp yer gibi'
Söyle Nazım'a gittiği yere götürsün bu dizeleri
Depremler olsun
Kırılsın Nevizade'de bizi buluşturan masa
Aşkımıza şahit olanlar üzülmesin
Ben bu aşkı sensiz de yaşarım elbet
Sevgimi sensiz de çoğaltırım
Yirmidört saatim sen olduktan sonra
Bedenin olmuş olmamış ne fayda
Sen utan sessizce gidişinden.
Sen utan..
Ekim-2004 / Arzu Altınçiçek
zehni - 13. Nov, 22:01
Öyle ser-mestem ki idrâk etmezem dünyâ nedür
Men kimem sâkî olan kimdür mey û sahbâ nedür
Gerçi cânândan dil-i seydâ içün kâm isterem
Sorsa cânân bilmezem kâm-i dil-i seydâ nedür
Vasldan çün asik-i müstâgni eyler bir visal
Asika masukdan her dem bu istignâ nedür
Hikmet-i dünyâ vü mâfiha bilen arif degül
Arif oldur bilmeye dünyâ vü mâfiha nedür
Ah u feryâdun Fuzûlî incidübdür âlemi
Ger belâ-yi isk ile hosnûd isen gavga nedür
Fuzuli .
(atif 17.02.04)
yilmaz - 10. Nov, 15:35
Küçük bir kuş kışı geçirmek üzere güneye
gidiyordu..
Hava çok soğuktu ve kuş donarak yere düştü.
Yerde öylece yatarken bir inek geldi ve
üzerine bir parça dışkı bıraktı.
Donmak üzere olan kuş dışkının sıcaklığıyla
ısındı.
Çok mutlu oldu, neşe içinde şarkı söylemeye
başladı.
Ordan geçmekte olan bir kedi kuşun sesini
duydu. Onun nerde olduğunu keşfetmekte geçikmedi.
Kuşu dışkıdan sıyırdı ve yedi!
1. Üzerinize mok atan herkes düşmanınız değildir!
2. Sizi moktan kurtaran herkes dostunuz değildir!
3. Mokun içine düştüyseniz çenenizi kapalı tutun!
yilmaz - 10. Nov, 15:16
Vücut ilk kez bina edildiğinde hangi organın
müdür olacağı tartışması başlamış.
Beyin, vücudun bütün işlevlerinin kendisine bağlı
olduğunu, o olmazsa vücudun yaşayamayacağını
söylemiş.
Ağız, yemek yemezse vücudun açlıktan öleceğini
söylemiş.
Eller, dışarıdaki bütün işi yapanın kendisi
olduğunu söylemiş.
Birden Döt ortaya atlamış ve müdürün o olması
gerektiğini söylemiş.
Bütün organlar ona gülmüş.
Buna kızan döt faaliyetlerini durdurmuş..
Bir gün, iki gün derken organlar
artık dayanamamışlar. Ve döt müdür olmuş.
Müdür olmak için beyne sahip olmanız gerekmiyor.
Herhangi bir döt bunu yapabilir.
yilmaz - 10. Nov, 14:29
Iki komsu kadın hafta sonu kocaları olmadan
yemege cıkmıslar.
Yemekten sonra bara falan derken sabaha dogru
iyice sarhos eve yürümeye baslamıslar.
Iyice sıkıstıklarını farketmisler ama etrafta
tuvalet de bulamamıslar.
Mezarligin yanından geçerken biri "hadi burda
çisimizi yapalım kimse görmeden" demis.
Baska çare de yok, korka korka girip bir kenarda
islerini bitirmisler. Temizlenmek için birsey
bulamadıklarından biri kilotunu çıkarıp kullanmıs,
digeri eve böyle dönemem diye oradaki çelenklerden
düsmüs bir bandi alıp kullanmıs.
Sabah kocalardan biri uyanıp karısını donsuz olarak
sızmıs görünce telefona sarılıp öbürünü aramis:
- Yahu biz fena boynuzlandık galiba. Karım eve
sabaha karsı ve donsuz olarak donmus...
- Sen gene iyisin, bizimkinin kıçına "seni asla
unutmayacagız" diye bir de kart yapıstırmıslar..
(zehni 29.03.04)
yilmaz - 10. Nov, 14:26
Ilk Türk uzay adamı (artık astronot mu denir,
kozmonot mu denir, uzay fatihi mi denir bilinmez)
uzaya çıktığında atılacak olası gazete
manşetleri
- Kendimizi aştık...
- Bekle ay geliyoruz...
- Galaksi galaksi duy sesimizi, işte bu
Türklerin ayak sesleri!..
- Uzaya kapak attık...
- Artık biz de uzaylıyız
- Türkler uzayda
- Türk'üz doğruyuz uzaylıyız...
- Bu bizim için büyük, insanlık için küçük bir adım!
Gaza gelmiş bazı gazete başlıkları
- Alemin kralı geliyor..
- Bekle bizi Ingiltere..
- Uzay tamam sıra güneş'te!
- Bekle bizi samanyolu
- Marslılarla Türkler arasında genetik bağ bulundu!
Star - Açın mekiklerimizin önünü! durduramazsınız...
Hürriyet - Uzanlara rağmen...
Milliyet - Istikbale eriştik (yanda üzerinde oynanmı?
bir Atatürk resmi, yanında mekik)
Sabah - Ilk biz duyurmuştuk..
Zaman - Ve mümin uzayda
Türkiye - Allah'a şükür..
Vatan - Işte Hezarfenin torunları.
Bulvar - Uzaya da girdik yada milli olduk
Star - Uzayın ulen
Hürriyet - Aydın Doğandan Türk astronotlara jest
Akit - Uzayda duyulan ezan sesi
Sabah - Aydın Doğandan büyük şantaj
$amdan - Marslı erkeğimin geyşası olurum
Bulvar - Ay fena oluyorum
Star - Güneş ufuktan şimdi doğar yürüyoruz uzayaaaa
Star - Welcome to space
Spor sayfasının manşeti..
Hürriyet - Fenerbahçe rüya takımı kurdu..
Fanatik - Uzaylılar da Fenerbahçeli mi?
Fotomaç - Bir gün her uzaylı fenerli olacak
Milliyet - Uzay Fener'e dar gelecek..
Köşe yazarı başlıkları..
Oktay Ekşi - Marslılara savaş açalım..
Ertuğrul Özkök - En pahalı mars şarabını içtim..
Erman Toroğlu - N'aber hıncal bak gönderdik çocuğu uzaya..
Nihat Genç - Uzaylı olmanın topluma negatif etkisi..
Hıncal Uluç - TK00XV2 plakalı uzay aracı'nın sorumsuz
astronotu..O ne dönüş öyle kardeşim ?
Emin Çölaşan - Uzay mekiğinin yapımı için neden iki
firmadan teklif alınmadı ?
Bekir Coşkun - Bindik bir alamete gidiyoz kıyamete..
Ahmet Altan - Astronotları çıldırtan kadınların
öğleden sonraları ten kokusu ne ola ki ?
Ayşe Arman - Yine evleniyorum..
Turgay $eren - Ben geçen haftaki yazımda belirtmiştim..
Haydar Dümen - Aktif seks uzayda olmaz.
Haşmet Baboğlu - Uzayda mı olmak, dünyada mı olmamak
konusuna dikkat etmek lazım..
Yabancı basından başlıklar..
Washington Post : Insanlı ilk Türk uzay aracı astronotu
almadan uzaya çıktı..
Le Figaro : Astonotlar arasında hiç Kürt yok....
Die Zeitung : Verhaugen : 'Büyük başarı, eğer mekiği
sağ salim indirirlerse, 2034'de müzakerelere
başlarız' dedi..
Die Welt : Aya gitmesi gerekirken mars'a yönelen insanlı
ilk Türk uzay aracı Istanbul üssünün yardımıyla
Jüpiter'e indi..
Corierra Della Serra : Incedibile..Berlusconi,
Türk Astronot'un çocuğunun sünnetinde
kirve olacak....
Elefteros Rimos : Yunan hükümetinin büyük hezimeti....
(zehni 06.02.04)
yilmaz - 10. Nov, 14:21