İnsan ne zaman insandir ?
En güçsüz yanlarını gizleyemediğinde.
İki insan arasında diyalog ne zaman kurulur?
Bir insan en güçsüz yanlarını sergileyip,
öteki de onu anladığında.
Bir insan ne zaman sevmeye başlar?
Karşısındakide onu sevmeye başlayınca.
sevgi ne zaman biter?
Hiç bir zaman.
Peki insan ne zaman biter?
Artık sevmediğinde.
prometheus - 27. Jan, 19:39
BEN İ N S A N I M,
İNSANA ÖZGÜ OLAN
HİÇBİR ŞEY
BANA YABANCI DEĞİL.
TERENTİUS (İ.Ö. 195? ~159)
prometheus - 27. Jan, 19:14
ilk siirini ne zaman yazdin
ilk asik oldugumda
ilk ne zaman asik oldun
ilkokula giderken
nedenli sevebilir ki cocuk
bir insan nasil severse
ama erin bile degil
acilar erken buyutuyor
bizim ulkede cocuklari
anlayamadim
yirmibesi gecmiyorsa basimiz
yedisinde baslariz sevmeye
olumune severiz onbirinde
peki ya ask nedir
en guzel bolusumdur
ne zaman dogdun
hangisini soruyorsun
o da ne demek
1960'ta
buyucek bir bakir legen icinde
iki damla ciglik katisik
bugday kokulu anam
diz kirip
titrek bacaklarindan dogurdu beni
asik oldugumda dogdum ikinci kez
ela gozlu bir kizdi narince
cabuk kirildi
ama ben donemdim geriye
sonra dostlarim dogurdu beni
gurul gurul dusunerek
tezgahtar yoktu aramizda
ve zindanda
siir adinda bir kiz tanidim
baristi kavgaydi insandi
sevdim onu
o da beni sevdi
sevisir dogariz o gunden beri
duvarlar cok yuksek
yakisiklimisin
goremiyorum
gecen gun siir yaziyordum
acilmis dunyaya kollarim
at otede unutulmus bir ayna
egilip baktim yuzume
boyuma posuma
goguslerimi sisirdim
iceri cektim karnimi
yok canim
benzetemedim
bir seye
gozlerim ozlem atesi
alnim kursun yeri
ellerim cocuk eli
boyum insan boyu
tenim alacasafak
insanim iste
olancasi bu
olmek nedir
yasadim diyebilmektir
ya yasamak
olebilmektir cirilciplak orta yerinde yasamin
ama sen cok gencsin
kendine bak
yuzyil yasadim ben
anlayamadim
onemi yok
ben seni anladim
Nevzat Celik
Agustos 1982
(Safak Turkusu, 1984)
yilmaz - 26. Jan, 15:22
Ülkücüler, artık "Kahrolsun Faşizm" diyorlar.
Türkiye'de uzun yıllar sol gruplar tarafından
kullanılan "Kahrolsun Faşizm" sloganı, Ülkü
Ocakları'nın ABD Başkanı Georg Bush'u hedef
alan afişlerine de yansıdı.

Ülkü Ocakları'nın Başkent'te bazı sokakları
süsleyen afişinde; Adolf Hitler'le ABD Başkanı
Bush'un resimleri yan yana yer aldı.
Afişlerde "Kahrolsun Faşizm" sloganının yanı
sıra "Müslümanlar Küfre Karşı Tek Yumruk"
ifadeleri de dikkat çekti.
Ülkü Ocakları 'nın daha önce de baş örtüsüyle
ilgili "kamusal alan" tartışmaları sırasında
hazırladığı "Ne kamusal alanı ulan. Allah her
yerde var" afişi yankı uyandırmıştı.
(atif 25.01.05)
yilmaz - 26. Jan, 14:42
Karisindan bosanmis olan bir adam, o gün annesini görecek olan kizina
-Al kizim bu zarfi. Sen artik 18 yasina bastin. Bu annene verecegim son nafaka çeki. Bunu annene ver, sonra 1 adim geri çekil ve annenin yüzündeki ifadeyi seyret demis.
Kiz annesine gitmis :
-Anne babam bu zarfi sana gönderdi. Ben artik 18 yasima bastigimdan sana gönderdigi son nafaka çekiymis. Zarfi sana verip sonra 1 adim geridedurup senin yüzündeki ifadeyi seyretmemi söyledi.
Annesi :
- Peki kizim .simdi babana git . 18 seneden sonra O'na aslinda senin gerçek baban olmadigini söyle . Sonra 1 adim geri çekil ve yüzündeki ifadeyi seyret!! :))
turqche (imported by yilmaz) - 25. Jan, 13:25
Evliyken âşık olmak ya da evli birisine âşık olmak hep tartışılır durur. Sevgiyi, aşkı görmezden gelenler, kurallara göre yaşamayı benimseyenler, bu durumu bir türlü kabullenemezler. Kabullenemedikleri gibi, kimin başına gelmişse de onu kınarlar, onaylamazlar.
Oysa aşkı yaşamak, heyecanlanmak, yüreğin hop etmesi, arzulamak gibi duygular, öyle yoğun ihtiyaçlardır ki, hiçbir kurala uymazlar. Bağımsızdırlar, kendi başlarına hareket ederler, sahibinin, "yapayım, yapmayayım" şeklindeki kararları bile hiç işe yaramaz.
* İşte bu nedenle âşık olmak, heyecanlanmak ihtiyacına kapılan bir kişi evli ise de âşık olur, evli birisine de olur. Bu insanları kınayıp, eleştirip, karalamanın hiçbir anlamı yoktur.
Öte yandan da; evli bir erkeğe âşık olmak, hele hele onun karısıyla olan ilişkisini sonuna kadar götüreceğini bile bile, pek mutluluk verici bir şey olmasa gerek. Çünkü aşk her zaman beraber olma isteğini, ona dokunarak yatma arzusunu, birlikte gezip eğlenip gülme özlemini ve en önemlisi kıskançlığı da barındıran bir duygu. Geceleri gidip de bir başka kadınla birlikte uyuyan, o kadınla yolculuklara çıkan, o kadınla tüm hayatı paylaşan, âşığıyla yalnızca kaçamak ilişkiler yaşayan bir erkek, insanı ciddi olarak acıtmaz mı? İlk günlerdeki o kaçamak ve yasak ilişkinin verdiği heyecan yerini üzüntüye bırakır ve hem çok acıtır ve hem de bana göre böyle bir ilişkiyi yürütmenin anlamı da yoktur. Hayat acılı bir aşk yaşayacak kadar uzun değil.
Üstelik bu üçlü yaşam içinde erkeklerin çoğu son derece bencil bir tavır sürdürüyorlar. Sevgililerine karılarını hiç sevmediklerini, onunla pek bir ilgisi kalmadığını söyleyip, onunla boşanmaya, o düzeni bozmaya hiç niyetli görünmüyorlar. Adam eğer öteki kadına âşıksa ve gerçekten evli olduğu ile ilişkisi bitmişse, ne gibi bir güç onu o evde, sevgilisinden uzak tutabilir? Çoluk çocuk bahanesi de palavra. Yetişmiş, evlenmiş çocukları olan adamlar bile bu bahaneyi gösterip komik oluyorlar.
Ne yazık ki erkekler evi ve sevgilisi arasındaki üçlü yaşamı büyük bir rahatlıkla sürdürüyor. Bu durumda her iki kadın da üzülüyor. Birisi bir şeyleri hissedip, artık erkeğin sevgisinin kaybolmasına, aldatılmasına üzülüyor; öteki madem seviyor, niye benimle olmuyor, gidip başka kadının koynuna giriyor diye üzülüyor. Beyefendi ise, "düzenimi bozamam" gerekçesiyle iki kadınla birden gönlünü hoş ediyor... Birinin ev kadınlığından, ötekinin kaçamak buluşmalarından, heyecanından, yenilik keyfinden yararlanıyor.
* Evli birini sevmenin ahlâksızlık olmadığını düşünüyorum. Ama bu kadar korkak, yalancı, iki yüzlü, kaçamak, zayıf, bencil bir erkekle uzun bir süre yaşamanın da mutsuzluk verici bir şey olduğuna inandığımdan, bana sorulduğunda, evli bir erkekle beraber olunmaması yönünde konuşmalar yapıyorum. Hiçbir işe yaramayacağını bilsem de.
Evli olup da çapkınlığı elden bırakmayan bir grup erkek var. Bunlar her hakkı kendilerinde gören, evdeki karısına bile özen göstermeyen saygısız tipler.
Ama bu ikili ilişkiyi sürdüren tipler, bir de "âşığım" diyorlar. Aşk, âşık olduğu kişiyi üzemeyecek kadar, bundan böyle artık bir başkasının yanında uyuyamayacak kadar, her zaman onunla olmayı isteyecek kadar önemli ve yoğun bir duygudur. Ne kendilerini kandırsınlar ne de karşısındaki insanı üzsünler.
Duygu Asena
zehni - 24. Jan, 23:28
...iyi kadınlar beni korkuttu, çünkü onlar, ruhunuzu ele geçirmek isterler sonunda, peki o zaman ne kalırdı benden geriye korumak isteyeceğim?
Açıkcası fahişeleri, düşmüş kadınları arzu ettim, çünkü ölüdür onlar ve serttirler, sizden hiçbir şey beklemezler. Çekip gittikleri zaman hiçbir şey kaybetmezsiniz.
Öte yandan bütün bunaltıcı bedellerine rağmen yumuşak, iyi kadınlara da hasret çektim.
İki türlü de kaybettim.
Güçlü bir adam her ikisinden de vazgeçerdi. Ben güçlü değildim. Böylece kadınlarla, kadın düşüncesiyle uğraştım durdum... (Kitaptan Alıntı)
zehni - 24. Jan, 23:07
Gülüş bir yanaşımdır bir öbür kişiye;
Birden iki kişiyi döndürür bir kişiye..
Anılarından kale yapıp sığınsa bile,
Yetmez yalnız başına bir ömür bir kişiye.
Özdemir Asaf
atif - 24. Jan, 19:26