pen36 header icon36

Tuesday, 8. February 2005

sevi$genler-01

sevisgenler

Monday, 7. February 2005

Müslüman mahallesinde solculuk yapmak mı?

Geçen hafta, Yeni Şafak gazetesinde Fehmi Koru, ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Alper Taş'ın kongre konuşması vesilesiyle "Sol, Marksizm'den uzaklaştıkça dine ve dindarlara yaklaşabilmiştir" diye yazdı.

Oysa Marksist olduğunu bildiğim Alper Taş'ın "namaz kılanlar da partiye gelmeli" şeklindeki sözleri hem kendi politik duruşu hem de ÖDP kimliğiyle tamamen tutarlıdır. Cemevine giden bu partiye üye oluyor da, camiye giden olmuyor mu? Elbette oluyor.

Sağcılar hep solcuların dine imana düşman olduğunu söyler; aslında solcuların bir kısmı da, din sorununu hep Marx'ın "din bir afyondur" aforizmasını ezberden tekrarlayıp hallettiklerine inanmışlar ve dinsel akideleri kendilerine rakip olarak görmüşlerdir.

Neden?

Çünkü kitleler din afyonuyla uyutulurmuş ve kolayca sömürülürmüş! Oysa Marx bu benzetmesini yaptığında, yaşadığı çağda, afyon bir ilaç olarak kullanılmaktadır. Yani hastaların acısını dindiren bir ilaç; ve bu bakımdan basitçe bir ihtiyacın karşılanmasıdır.

İkincisi felsefi materyalizme bağlı solcuların sanki manevi değerlerden uzak durduğu ve maddiyatçı olduğu sanılır. Bu da çok saçma bir düşüncedir. Solcu olabilmek için her şeyden önce vicdan sahibi olmak lazımdır. Adalet, özgürlük, eşitlik, hakkaniyet... bütün bunlar vicdan sahibi insanların savunduğu manevi değerler değil midir? Marksist materyalizm ise tam da bu değerleri yücelten bir dünya görüşüdür.

Asıl sorun demek ki ahlaki değerlerin özünü oluşturan; "hırsızlık yapma, yetimin malına dokunma, tartıda adaletli ol, çocuklara şefkatli davran" diyen bir inanç sistemini (ki bu islamiyet, hıristiyanlık, budizm ya da ateizm olabilir) benimsemiş insanlarla nasıl beraber olunabileceği sorunudur.

Aksi halde; Kuran'ı istediğin kadar hatmetmiş ol, ama IMF ile yetimin hakkına el atıyorsan, kapitalizm adına hırsızlığa göz yumuyorsan, serbest piyasa diye fukaranın alın terini gasp ediyorsan, hükümette olsan da Hizbullahçı bir muhalif olsan da, aslında "mazlumun inandığı" dine de düşmansındır, sosyalizme de... Çünkü zalimin tarafındasındır. Emekçiye düşman olan nasıl "sahici dindar" olsun ki?

Alper Taş da elbette tek çözümü dindar olmakta, dinde göstermemişti. Bu dünyanın sorunları bu dünyaya dair ideolojilerle çözülür; ve bilim ile, aşk ile devrim ile.. Ama toplumun çoğunluğu dinin bir ihtiyaç olduğuna inanıyorsa, toplumsal bir dava peşinde olanlar, birbirlerinin dilini ve dinini ve bu arada dinsizliğine rağmen niyetini anlamak ve anlatmak zorunda değil midir?

Dinin acıyı azaltıcı etkisi, halihazırda Türkiye'deki milyonlarca insana tutunacak dal oluyor; şimdi bu dalı hoyrat bir şekilde neden kıralım ki? Yani daha fazla mı perişan olsunlar! Bunu elbette hiçbir solcu istemez. Peki kim ister? En başta dini imanı para olan kapitalistler ve dini siyasete alet edenler; yani siyasi İslamcılar.

Bu nedenle aklı başında her sol örgütlenme, şeriatçılarla, köktendinci örgütlenmelerle arasına bir duvar çekmektedir.

İnsani boyutta ise her ilaç gibi dinden de aşırı dozda faydalanmaya kalkışınca; bu haleti ruhiyenin yan etkisiyle elbet hayatın dışına atılırsınız. Bu dünyanın çözümlerinden kaçarsanız, daha ölmeden "öbür dünya" cehenneminde şimdiden yaşatılırsınız.

Oysa kendi halinde dindar emekçiler; hakkaniyet, adalet, eşitlik gibi manevi değerleri solcu bir platformda bu dünyanın kavgası olarak sürdürme imkanlarına sahiptirler.

"Benim anneannem de başörtüsü takardı" riyakarlığının ötesinde, solculuk hakikaten en rahat, önyargısız şekilde "Allah korkusu" yani vicdan sahibi insanlarla da birlikte olabilmektir.

Çünkü asıl korkulması gereken hiçbir şeyden korkmayan insanlardır; yani kendisine dindar deyip sömürmekten, yetimin hakkını yemekten geri kalmayanlar. Ama "Allah korkusuyla" da olsa bu tür zalimliklerin uzağında duranlar, solcuların yakınında olanlardır.

Müslüman mahallesinde solculuk yapmak ise; mazlumların manevi inançlarında da keşfedilecek ortak payda ve konuşulacak ortak dilden hareket edip dünyevi bir mücadelede başka bir hayat peşinde koşmaktır.

melihpekdemir@birgun.net

...

[There is no Poll with the ID 1133!]

Sunday, 6. February 2005

evlilik...

lombak

Saturday, 5. February 2005

Beyin yoran sorular

1.Atatürk kocatepede ne düsünüyordu ?
Savasin son anlari ,Atatürkün savasi kazanacagina dair inanci sonsuz,ve yeni kurulacak bir ülkenin hayali kafasinda mevcut

Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
İnce, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacaktı.Nazim Hikmet


o zaman neydi onu böyle düsüncelere salan ??

2.Doktorlar nasil ölür?
Ölümü bilerek yasamak ,nasil ve hangi asamada oldugunu anlamak,anlamak ölümü kim bilir ne kadar acidir

3.Isa carmiha degilde kaziga oturtulsaydi ne olurdu??

Her yerde gördügümüz carmiha gerilmis isa resimleri ,heykelleri ,kolyeler vs. acaba nasil olurdu yada her yil yapilan temsili gösteriler ???

4.Homoseksüeller neden güzel konusur??

Cogu üniversiteye bile gitmemistir ,türk dili konusunda bir egitimleri yoktur ama harika Türkce konusurlar neden

5.Temel hangi fikrayi anlatir??

Her fikra temelle basliyorsa.Temel fikra anlatirken ne fikrasi anlatiyor

Buyurun yorumlayin

ATATÜRK, Latife Hanım'la nasıl evlendi ve niçin boşandı?

"Kılıç Ali", Atatürk'ün silah ve mücadele arkadaşıdır, vefatına kadar onun en güvendiği dostlarındandır; oğlu Altemur Kılıç'ın belgelere dayandırdığı anılarında, bu sorunun cevabını verir. (X)
***
"KILIÇ Ali"ye göre Atatürk'le, Latife Hanım'ın evliliği ilk günlerde gayet mutlu ve düzenlidir; fakat bu düzen giderek bozulmaya başlar...
Neden?
"Kılıç Ali" şöyle yazar:
"Atatürk neden hoşlanmıyorsa Latife Hanım onu yapmaya, kimi seviyorsa onları sevmemeye, onlara düşman olmaya başladı."
"Kılıç Ali" bir olay anlatır; bir akşam Atatürk ve dostları Çankaya'da sofradadırlar, neşeli bir gecedir, birden salonun üzerindeki odada biri tepinmeye başlar, tavanda asılı avize sallanır, Atatürk, yaveri Salih Bozok'a seslenir:
"Salih, çık bakalım yukarıya, bu terbiyesizliği hangi hizmetçi yapıyor?"
Oysa herkes gibi o da, tepinenin Latife Hanım olduğunu bilmektedir.
***
BİR gün trenle Konya'ya giderler, Konya'nın ileri gelenleri istasyondadır, herkes Gazi ile eşini karşılamaya hazırdır; lakin Latife Hanım henüz hazırlanmamıştır, Atatürk insanları bekletmemek için trenden inince, eşi arkasından pencereye gelir ve "Kemal, Kemal!" diye bağırır, adeta azarlar.
"Kılıç Ali"ye göre Latife Hanım "Kraliçe gibi" davranmaktadır.
***
ATATÜRK, sonunda boşanmaya karar verir, başyaver Salih Bozok, bu kararı uygun olmayan bir üslupla Latife Hanım'a söyleyince, Atatürk, "Doğru yapmadın!" der, "Latife Hanım halen benim adımı taşımaktadır."
***
BUNLAR "Kılıç Ali"nin anlattıklarıdır, ne kadar tarafsızdır bilemeyiz karar vermek için. Anılarının bu uzun bölümünü dikkatle okumak gerekir.
***
SONUÇ, Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ın, başyaver Salih Bozok'un kulağına söyledikleridir:
"Benim gördüğüm kadarıyla, bu kızcağızla oğlum mutlu olamazlar."
Annenin dediği çıkmıştır.
h.pulur@milliyet.com.tr

Ara

 

Vesaire

Ç ç Ğ ğ İ ı Ö ö Ş ş Ü ü

»» Türk Harfleri Çevirmeni

»» Bize Ulaşın
»» RSS:Başlıklar

Arşiv

February 2026
Sun
Mon
Tue
Wed
Thu
Fri
Sat
 1 
 2 
 3 
 4 
 5 
 6 
 7 
 8 
 9 
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
 
 
 

Sıcağı sıcağına

https://static.twoday.net/ yilmaz/images/DX07N_4UMAAC zhh.jpg
https://static.twoday.net/ yilmaz/images/DX07N_4UMAAC zhh.jpg
zehni - 9. Mar, 17:18
von Blogger zu Blogger
Würdest Du mir ein Interview geben? Ich schreibe unter...
ChristopherAG - 5. May, 01:06
Su akıyor ve ben gidiyorum...
Sonra fark ettim ki Su akıyor rüzgar esiyor Yağmur...
zehni - 15. Apr, 13:42
Sana..
Haddeden geçmiş nezâket yâl ü bâl olmuş sana Mey süzülmüş...
zehni - 15. Apr, 13:32
Görenlere Aşk ola
Asik olan ummana düser vay vay vay Hayvan gelir insan...
zehni - 25. Dec, 16:15
İnek nasıl kaşınır?..
İNEĞİN köydeki Atatürk büstüne sürünmesi ve büstü devirip...
zehni - 26. May, 20:22
Takvimlerden haberin...
GECELER DÜŞMAN Söz - Beste : Adnan Ergil Takvimlerden...
zehni - 26. May, 20:19
DİNİ YİRMİ KURUŞA SATMAYANLAR
Londra'daki caminin yeni imamı şehre gitmek için hep...
zehni - 10. Apr, 12:48
UPANİŞADLAR
İnsanlığın en eski felsefe eserleri. 4000 yıl önce,...
zehni - 17. Mar, 18:20
YEM BORUSU
Görmüyoruz sanmayın içyüzünü işlerin, O doğru duruşların...
zehni - 14. Mar, 13:02

Users Status

You are not logged in.

Durum

Online for 7802 days
Last update: 15. Jul, 02:00

turkey




Get Firefox!
Get Thunderbird!

CiDDi CiDDi
FUCKUELTE HAYVANI
gayriciddi
KOESHEM
OKUMUSH CHOCUK
SHARKI ve SHIIR
ya$ayarak
Profil
Logout
Subscribe Weblog
development