...
Dağda gezersen müdür,
Bağrım ezersen müdür;
Gıravatı neylersin,
Zaten güzelsen müdür.
...
yilmaz - 20. Feb, 23:08
"eski masallarla türkülerden başka
bel bağlayacak neyim kaldı ki artık."
( eskimo şiiri )
prometheus - 20. Feb, 21:18
"iyi yerlerinden birkaç kilo hayat alabilir miyim...!
paket olsun dışarıda yaşayacağım."
m.ılgaz
".......memleket isterim;
yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun,
olursa bir şikayet ölümden olsun."
c. sıtkı tarancı
prometheus - 20. Feb, 21:15
"Canan gide, rindan dağıla, mey ola rizan
Böyle gecenin hayr umulur mu seherinden"
zehni - 19. Feb, 14:04
‘Yalan olur bir gün yalan / Yaşadığın aşkın sevdan / Yaradandır báki kalan / Hayat ne garip ooofff / Hayat çok garip!’
zehni - 19. Feb, 13:38
" Yaşım ilerledikce, en cok otuz yasini asmis bayanlara deger vermeye basladim." Iste bunun sebeplerinden birkaci:
Otuz yasini gecmis bir kadin asla sizi gecenin bir yarisi uyandirip "ne dusunuyorsun?" diye sormaz. Umurunda degildir cunku ne dusundugunuz.
Eger otuzunu asmis bir kadin TV deki maci seyretmek istemiyorsa, soylene soylene TV 'nin karsisinda yaninizda oturmaz. Yapmak istedigi bir seyi yapar. Ve bu genellikle daha enteresan birseydir.
Otuz yasini asmis bir kadin kendini yeterince iyi tanir ve kendinden emindir... Kim oldugunu, ne oldugunu, ne istedigini, ve kimden istedigini bilir.
Otuzunu asmis cok az kadin onun hakkinda ya da yaptiklari hakkinda ne dusundugunuzu onemser.
Otuz yas ustu kadin cogunlukla buyuk asklara, omur boyu surecek bagliliklara doymustur. Hayatinda en son ihtiyaci oldugu sey bir baska miz miz, devamli soylenen, ne yapacagina karisan, yapiskan bir asiktir.
Otuzunu asmis kadin, agirbaslidir. Bir operanin ortasinda ya da pahali bir restoranda sizinle ciglik cigliga kavga etmesi cok
nadirdir. Ha tabi hakettiyseniz, sizi vururken de hic tereddut etmez, sonuclarina katlanmayi da planlayarak...
Otuzunu asmis kadin ovguler yagdirmakta cok bonkordur, cogu
hakedilmemis bile olsa... cunku takdir edilmemenin ne oldugunu iyi bilir.
Otuzunu asmis kadin sizi bayan arkadaslariyla rahatlikla tanistiracak kadar kendine guvenir. Daha genc bir kadin, en iyi arkadasini bile gormezlikten gelebilir, yanindaki adama guvenmedigi icin.
Otuz yasin ustundeki kadin sizin onun arkadasina ilgi duymanizi hic sallamaz, arkadasinin onun aldatmayacagini bilir.
Kadinlar yaslari ilerledikce medyumlasirlar. Ona gunah cikarmaniza hic gerek yoktur, onlar her bir haltinizi bilirler.
Otuz yasini asmis bir kadin kipkirmizi bir ruj surdugunde bu ona cok yakisir. Ama daha genc kadinlarda boyle degildir.
Otuz ustu kadinlar aciksozlu, dogrucu ve durustturler. Ne kadar geri zekali oldugunuzu bir cirpida acik acik soyleyiverir, eger bir geri zekali gibi davrandiysaniz. Onun icin ne anlam tasidiginizi merak etmenize gerek yoktur.
zehni - 17. Feb, 23:15
15. yüzyilda yasamis hollandali düsünür.hümanizmin babasi.
erasmus, evlilik disinda dogmugtu; daha çarpici tabiriyle piçti;
din adami olmasina karsin kilisenin dogmatizmine hep kar$i çikti.bunun üzerine reformistlerden ilgi gördü.ama reformistlere de ele$tiri getirdigi için asla taraf olamadi. her zaman insan için iyi olani savundu ve kilise
yanlilariyla kilise kar$itlarini uzla$tirmaya çali$ti. ölünceye dek bunu ba$aramadi ama iki tarafa da dahil olmadi.
Türkçeye çevrilen tek eseri "delilige övgü"dür. bunun di$inda stefan zweig'in onun hakkinda yaptigi ara$tirma kitabi dilimize çevrilmi$tir. diger latince eserlerini meraklisi olmadigi için çevirmiyorlar sanirim. eh tabi insan caninin ekmek parasi kadar
ucuz oldugu ve hatta ekmegin insan canindan daha pahali oldugu bir memlekette kim napar elin hümanistini. ne desem bo$.
ayrica incil'in ana metni olan aramca'dan yaptigi tercüme ile (onun zamanina kadar, daha da önce yapilmis olan latince tercüme kullaniliyordu) yerlesmis
olan bir 'çeviri hatasini' tesbit etti. tesbit ettigi hata hiristiyanligin en büyük dogmalarindan birini yikiyordu!
erasmus'a kadar olan incillere göre; musa paygamber tuva'dan indiginde basina boynuz (kern) vardi! erasmus aramca orjinalleri okuyunca musa'nin basindakinin boynuz degil nur
(gern) oldugunu çözmüstür. tabii hiristiyan teolojisi tekrardan kendini revize etmek zorunda kalmistir.
tarihin en büyük hümanistlerinden biri olarak uygarligin siciline adini yazdirdi..
her çagin kendine özgü bir ortami vardir. kilisenin yetistirdigi bu kimsesiz çocuk, kimligini protestan-katolik çatismalarinin kanli savasim süreçlerinde belgeledi. ne var ki erasmus'u kavga adami sanmayin. o dünyasini kagit üzerinde sinirlamaya çalisan bir dü$ün adamiydi; benligini koruma içgüdüsü öylesine yogundu ki, kendisine çikarci, pisirik, yüreksiz diyenlerin haksiz
oldugu söylenemez. erasmus, roma kilisesine baskaldiranlarla papaliktan yana olanlar arasinda derinlesen çeliskinin uçurumuna düsmekten kendisini yasaminin sonuna dek korumaya çalisti..oysa hiristiyanlik dünyasi ikiye
çatliyordu ve bu çatlaktan sizan isik, yeni bir çagin aydinligini haber veriyordu. bagnazlik üzerine tahtini kurmus papanin otoritesi zayifladikça, ortaçagin karanlgi aklin isigiyla delinecekti..
rotterdamli erasmus iste bu süreçte aklin özgürlügünü savunmus; ama süregelen kavgada kendisinden baskasini tutmak yürekliligini gösterememistir.
yine de insanlik tarihinin büyük hümanistlerinden biri olarak aniliyor..
savasi yeren, krallari "halki sömürmekle" suçlayan, bilimi ahlaka indirgeyen rahmetli kisi...
prometheus - 17. Feb, 22:48