pen36 header icon36

Thursday, 16. December 2004

Ezberi bozulmak

"Ezberi bozulmak" diye, çokça kullanılan bir kavram var. Ortaya çıkan yeni sorunlara eski söylemler veya yaklaşımlar çerçevesinde yanıt bulunamayacağını anlatıyor. Ancak çokça kullanılmasına karşın, bu kavramın anlamını her zaman buduğunu söylemek mümkün değil. Çoğunlukla ortaya çıkan her konuda eskisinden farklı şeyler söyleyebilmek şeklinde anlaşılabiliyor. "Ezber" denilen şey, eski dünyanın eski eleştirisi ise (aslında ona ezber demek ne kadar doğru ayrı bir mesele,) onun yerine konulacak olan şey de yeni küreselleşmiş dünyanın yeni, bütünsel bir eleşririsi olabilir.

Burada yeni sorunlara karşı eski ezberleri tekrar edip durmanın yanısıra, asıl içine düşülebilecek hata, "eski ezberler" bozulduktan sonra, gündeme gelen her konuda hiçbir "ezber" olmadan, yani yeni küreselleşmiş dünyanın doğru bir kavranılışına sahip olmadan, tek tek konuların kendi sınırları ve cazibeleri çerçevesinde yanıtlar aramaktır.

Böyle bir yaklaşım, sonuçta her gün bir başka limana yanaşan, dümensiz bir gemiyle yapılan bir yolculuğa benzeyecektir.

Buna en güzel örnek bu günlerde gene yoğun bir gündem oluşturan AB konusudur. Bu konuda solda içine düşülen en büyük yanılgı, konunun küreselleşmeyle olan bağlantısını kopartarak, tekil bazı konularda getireceği bazı olumluluk veya olumsuzluklar çerçevesinde yanıtlar aranmasıdır. Bu açıdan örneğin M. Altan gibi, küreselleşme sürecini çok olumlu bir dünyaya gidiş olarak değerlendiren AB savunucuları, onunla aynı argümanları savunmakla birlikte küreselleşme sürecine karşı duruş savunduğunu söyleyen AB savunucularına göre çok daha tutarlı bir yerde durmaktadır.

Bu konularda en çok karşılaştığımiz eleştiri veya düşüncelerden birisi "iyi güzel de, ne yapmak lazım?" şeklinde.

Bu bir bakıma doğru bir soru.

Gelişmeler karşısında ne yapmalıya dair söylenenler olsa bile bunların hayattaki karşılığı somut olarak görünemiyor. Her şey, biz onlar hakkında ne dersek diyelim, nasıl yorumlarsak yorumlayalım, kendi mecrasında akıp gidiyor.

O zaman, alternatif bir süreci hayata geçiremedikten sonra, söylenenlerin ne anlamı var denilebiliyor.

Ancak buna rağmen yaşanan olayları ve gelişmeleri doğru kavramak, her şeyi yaşanan çağın bütünselliği içinde yerli yerine oturtmaya çalışmak çok önemli.

Yaşanan küreselleşmiş dünyanın alternatifi, onun doğru bir anlamlandırmasına/ kavranılışına dayanan eleştirisinden çıkabilecektir.

Bugün için, hayattaki somut karşılığını henüz göremiyor olsak da...

Oğuzhan Müftüoğlu

PADİŞAHIN biri

PADİŞAHIN biri, her vergiden sonra halkın nabzını yoklarmış:
"Halk çok kızgın!"
"Halk köpürdü!"
"Halk perişan!"
Tepkiler böyle olunca, padişah vergi üstüne vergi koyarmış, lakin son vergiden sonra "Halk sokaklara döküldü, çalmadan oynuyor!" haberini alınca vergiden vazgeçmiş:
"İşte şimdi korkarım, bu halkın ne yapacağı belli olmaz!"
Çok şükür, şimdi ne padişah var, ne de halk!
Halkın kızıp köpürmeye ne hakkı var ki!
Vergiyi koyanı seçen o değil mi?

Wednesday, 15. December 2004

Karyola

Ünlü orkestra sefi Henrig Anasyan Moskova´da gördügü bir zenciye nerede dogdugunu sordugunda,"Karyolada.`yanıtını alınca,bir daha bu soruyu kimseye sormadıgını anlatır.
Dünya dedigimiz o büyük yatakhanede,ortak bir kaderi paylastıgımızı anlamak ve sınırsız bir dünyayı fark etmek icin gezegenimize uzaydan bakmaya gerek yok herhalde.
Ufuk Aras(Baska bir siyaset mümkün adlı kitabın´dan)

Rüzgar


Rüzgar degirmeni orada degil,ama ruzgar orada.
Van Gogh

Hocanın aklı

Dört universite ogrencisi sabahleyin uyanamayarak matematik finalini kacirirlar,
sinav ertesinde hocalarini yakalayip, zarzor bindikleri arabanin lastigi patladigi icin sinavi kacirdiklarina ikna ederler.
Kadın, yalvarmalarina dayanamayarak, bu dört arkadasa sinavi 3 gun sonra yapacagini soyler. Sinav gunu geldiginde, matematik hocasi bizim dortluyu sinifin dört kosesine oturtur.
Finali gecmek icin de en az 50 almak lazimdir, sinavda da 5 soru vardir. Sayfanin onundeki 4 matematik sorusu basit sorulardir ve her biri 10 puanliktir.
Kagidin arkasindaki soru ise 60 puanliktir ve de soru aynen şoyledir " Hangi lastik patladi ?? "

Monday, 13. December 2004

EVLILIK

Evlilik Üzerine Almitra sözü aldi ve sordu: - Peki üstad; evlilik nedir? Cevap söyle geldi: -Siz birliktelik için dogmussunuz. Ölüm meleginin beyaz kanatlari sizi ayirana kadar ayrilmayacaksiniz.Allahin sessiz tanikliginda bile beraber olacaksiniz.Ama birlikteliginizde mesafeler birakin; birakin ki, cennetin rüzgarlari aranizda dansedebilsin...Birbirinizi sevin ama, ask tutsakligi istemeyin.Birakin ask,ruhunuzun kiyilarina vuran dalgalar gibi olsun...Birbirinizin bardagini doldurun ama ayni bardaktan içmeyin;ekmeginizden verin birbirinize ama ayni somundan isirmayin...Birlikte sarki söyleyin;lakin birbirinizi yalniz birakmayi da bilin.Sazin telleri de yalnizdir ve armoni içinde ayni melodiyi seslendirir...Birbirinize kalbinizi verin ama karsilikli kilitleyip saklamak için degil!Sadece hayatin eli o kalbi saklar!Birlikte durun, ama yapismayin, tapinaklarin sütunlari da bitisik degildir!Ve mese ile çinar birbirlerinin gölgesinde büyümezler... SHEAKSPEARE

ZAMAN

SIK SIK GÜLEN INSANLAR, KALPLERİNDE EN ÇOK ACIYI TAŞIYANLARDIR

HATTA BEZEN ÖYLE SESLİ GÜLERLERKİ;

HIÇKIRIKLARININ SESİ BİLE DUYULMAZ

ZAMAN;
BEKLEYENLER İÇİN ÇOK YAVAŞ,
KORKANLAR ICIN COK HIZLI
YAS TUTANLAR ICIN COK UZUN
SEVINENLER ICIN COK KISADIR
AMA SEVENLER İÇİN SONSUZLUKTUR
HERSEY BİR ŞEYİ SEVMEKLE BASLAR!!

Sunday, 12. December 2004

Mavi patikli olmak zor zanaat

''Erkekler aglamaz.''
''Erkekler korkmaz.''
''Erkekler kari gibi gülmez.''
Derken ortalik dul kadindan geçilmiyor. Zira zavalli erkekler genç yasta Hakk'in rahmetine kavusuyorlar.
Siz hiç kapi komsusuna sabah kahvesine gidip karisini çekistiren erkek gördünüz mü?
Fare görünce bagiran?
''Bu ara sinirlerim zayif'' deyip habire aglayan?
Oysa onlar da kadinlarla ayni duygulara sahip olarak geliyorlar dünyaya.
Lakin daha ilk gün ayaklarina mavi patik giydirmek suretiyle ''Agir ol bakalim!'' diyoruz.''Ne alákasi var mavi patikle?'' demeyin. Mavi soguk ve ciddi bir renktir.Kime isterseniz sorun. Ve katiyen tesadüf degildir o patiklerin rengi.
Düsünülmüs, tasinilmis, seçilmistir.
Ayaga giydirildigi anda kulaga sunlar fisildanmis demektir: Sen erkeksin.
Erkek olmanin gerekleri vardir. Ömrünün sonuna kadar bunlari yerine getirmekle yükümlüsün.
Ömrünün süresi ise çatlama kat sayina bagli. Içine ata ata ne kadar yasayabilirsen artik.
Bize sorarsan pek uzun sürecegi kanaatinde degiliz.
Dikkat edecegin husus, en dramatik hallerde bile mavi patikli oldugunu unutmamandir.
Misal,
Ásik oldun.
Sakin belli etme. Birak karsindaki yansin tutussun. Sen agir ol. Molla desinler yeter ki ásik demesinler.Misal,Sevgilinden ayrildin.
Sakin aglayip sizlama. Yine birak karsindaki yikilip sürünsün.
Gözyasi dedigin kadin kismina yakisir.
Zaten senin gözyasi bezlerin mavi patik operasyonuyla alinmis bulunuyor.
Misal,Eve hirsiz girdi.Karinla yataktasiniz. Tikirti duydunuz ya da hirsizla burun buruna geldiniz.
Kim bogusacak adamla? Bak bakalim karinin ayaklarina! Ne renk patikleri? Pembe.Ya hirsizinkiyle seninki? Mavi.
Kural,
Mavililer bogusacak.
Pembeliler bagiracak.
Herkes görevini bilsin. Ta dogumhanede yapildi bu is bölümü.
Misal,
Esinle kavga ettin.
Ne yapacaksin? Hiç. Isine gidip hiçbir sey olmamis gibi çalisacaksin.
''Ay Ismail çok sinirim bozuk, benimki sabah sabah anneme laf etti'' diyemezsin.
Karin o esnada telefonun basinda, bir sigara ve bir kahve esliginde arkadaslarina seni çekistiriyor olabilir.
Olsun. Onun mazereti var, patikleri pembe.
Misal,
Evde aniden bir böcek peydahlandi.
Kim gidecek üstüne? Tabii ki sen. Zira karinin gitmesi hiçbir ise yaramaz.
Böcek renk körü mü? Maviyle pembeyi ayiramaz mi?
Ve sorarim sana, hangi böcek pembeden korkar?
Tam tersine aska gelip karinin üzerine tirmanmaya bile kalkisabilir.
Ama mavi... Birrrrr.
Misal,
Savasa gidilecek.
Kim gidecek? Tabii ki Mehmetçik. Sen hiç ''Vatan sagolsun'' diye bagiran
Aysecik gördün mü?
Benim bildigim Aysecik kameranin karsisinda ''Size baba diyebilir miyim
amca?'' diyordu
.Ve hatirladigim kadariyla omuzunda tüfek falan da yoktu.
Diyecegim, Mavi patikli olmak zor zanaat. Özellikle de seviyorken...

Ara

 

Vesaire

Ç ç Ğ ğ İ ı Ö ö Ş ş Ü ü

»» Türk Harfleri Çevirmeni

»» Bize Ulaşın
»» RSS:Başlıklar

Arşiv

February 2026
Sun
Mon
Tue
Wed
Thu
Fri
Sat
 1 
 2 
 3 
 4 
 5 
 6 
 7 
 8 
 9 
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
 
 
 

Sıcağı sıcağına

https://static.twoday.net/ yilmaz/images/DX07N_4UMAAC zhh.jpg
https://static.twoday.net/ yilmaz/images/DX07N_4UMAAC zhh.jpg
zehni - 9. Mar, 17:18
von Blogger zu Blogger
Würdest Du mir ein Interview geben? Ich schreibe unter...
ChristopherAG - 5. May, 01:06
Su akıyor ve ben gidiyorum...
Sonra fark ettim ki Su akıyor rüzgar esiyor Yağmur...
zehni - 15. Apr, 13:42
Sana..
Haddeden geçmiş nezâket yâl ü bâl olmuş sana Mey süzülmüş...
zehni - 15. Apr, 13:32
Görenlere Aşk ola
Asik olan ummana düser vay vay vay Hayvan gelir insan...
zehni - 25. Dec, 16:15
İnek nasıl kaşınır?..
İNEĞİN köydeki Atatürk büstüne sürünmesi ve büstü devirip...
zehni - 26. May, 20:22
Takvimlerden haberin...
GECELER DÜŞMAN Söz - Beste : Adnan Ergil Takvimlerden...
zehni - 26. May, 20:19
DİNİ YİRMİ KURUŞA SATMAYANLAR
Londra'daki caminin yeni imamı şehre gitmek için hep...
zehni - 10. Apr, 12:48
UPANİŞADLAR
İnsanlığın en eski felsefe eserleri. 4000 yıl önce,...
zehni - 17. Mar, 18:20
YEM BORUSU
Görmüyoruz sanmayın içyüzünü işlerin, O doğru duruşların...
zehni - 14. Mar, 13:02

Users Status

You are not logged in.

Durum

Online for 7803 days
Last update: 15. Jul, 02:00

turkey




Get Firefox!
Get Thunderbird!

CiDDi CiDDi
FUCKUELTE HAYVANI
gayriciddi
KOESHEM
OKUMUSH CHOCUK
SHARKI ve SHIIR
ya$ayarak
Profil
Logout
Subscribe Weblog
development